Gülsüm GÜLMEZ: "AZERBAYCAN-TÜRKİYE"

Gülsüm GÜLMEZ: "AZERBAYCAN-TÜRKİYE" “KARDEŞLİK” KELİMESİNİN EN GÜZEL İFADESİ GÜLSÜM GÜLMEZ’İN MISRALARINDA…

Türkiye ve Azerbaycan’ın sarsılmaz gücünün, ne güzel ifadesidir “Kardeş“ kelimesi. Sözden öteye geçiyor kaderlerin ortaklığı, dostluğun ortaya çıkan neticesi. Ne kadar uzak olsalar, hep bir yerde birleşir kökleri. İKİ DEVLET TEK MİLLET boşuna denilmedi…



Gülcüm Gülməz - 8 Ağustos 1970 yılında Manisa'nın Demirci ilçesinin Çataloluk Köyünde Doğdu.
İlkokul ve Ortaokulu Çataloluk Köyünde tamamladı.
1988 yılında evlendi. İki kız çocuk annesi olan Gülsüm GÜLMEZ, şair /yazar olarak hayhatına devam etmektedir.
O, eyni zamanda, "TURAN" İnformasiya Merkezinin - turan.info.az-ın və "TURAN" dergisinin Manisa üzre nümayendesidir.

Kendisini ”Gerçekle hayal arasında, zorlu emek isteyen, bir sevda ki vazgeçilemeyen bir şiir yolculuğunun yolcusuyum sadece” diye tanımlayan Gülsüm GÜLMEZ 2010 yılında "Çok Değil Sadece; BİR GÖZYAŞI BORCUN VAR" adlı ilk şiir kitabını yayınladı. Bu kitabı Uzman Psikolog Dr Hüseyin ŞARKİDERECEK SOYTÜRK tarafından Tebriz’de, Azerbaycan Türkçesine aktarıldı. 2019 yılında “Bir Gül Düştü Yüreğime” adlı ikinci kitabı da Tahran/İRAN da Dr. Hüseyin ŞARKIDERECEK SOYTÜRK tarafından Azerbaycan Türkçesinde yayınlanmış, okuyucu rağbetini kazanmıştır. Tahran'da "XUDAFERİN" dergisi ve Tebriz'de "AYDIN KİTAP" yayınevi ile ortak olarak 2019 yılında, Tahran'da yayınlandı. "XUDAFERİN GÖNÜLERİ" (Tahran) gibi çeşitli dergilerde yayınlanmış ve yayınlanmaya devam eden şiirleri bulunan GÜLMEZ 2021 yılında “Söz Can Sırrıdır” adlı kitaplarıyla okuyucularla görüşe gelmiştir.

Şu anda yayına hazır olan “Canımın İçinde Can Taşıyorum” adlı bir şiir kitabı daha bulunmaktadır.

Gülsüm GÜLMEZ'in Tahran’da “Xudaferin" dergisinde, Bakü’ de “Edebiyyat" qazetesinde yayınlanmakta olan şiirleri, Türkiye de Antoloji kitaplarında, çeşitli gazete ve dergilerde yer almaktadır.

Prof. Dr. Maarife HACİYEVA Gülsüm GÜLMEZ’in kitaplarının makalesini kendi kitaplarında yer vermiş, Bakü’de Edebiyyat Gazetesinde de yayınlamıştır.

Gülsüm GÜLMEZ'in bestelenmiş şiirleride vardır. Şiirlerinde ki derin hissiyat musikiye yatkınlığı, Şahin ÇANGAL, Suat YILDIRIM (TRT Sanatçısı), İmran KOÇ (TRT Sanatçısı), Battal MACAR gibi birçok değerli bestekârın dikkatini celp etmiş, Gülsüm GÜLMEZ ile bestekâr emektaşlığına sebep olmuştur.

Gülsüm GÜLMEZ Halk Şairi Neriman HASANZADE’nin Seçilmiş Şiirlerini “Sen Bağışladın” ismiyle, Ramiz ABDULLAYEV’in “Öğretmen ve 99 Kardeş”, Aşık Sayyad CAFERZADE’nin “Vatan Aşığı” kitaplarını, Dr. Hüseyin ŞARKIDERECEK SOYTÜRK ile beraber Türkiye Türkçesine çevirerek Türkiye de yayınlatmıştır.

Biz de aşağıda Gülsüm Gülmez hanım efendinin bir neçe şiirini deyerli oxucularımıza teqdim edir, ona uzun ömür, möhkem cansağlığı ve yeni-yeni yaradıcılıq uğurları arzulayırıq!..

Müşfiq BORÇALI,
"Ziya" qəzetinin, "Turan" dergisinin
ve turan.info.az saytının baş redaktoru,
filologiya üzre felsefe doktoru,
Prezident teqaüdşüsü;


Səmayə ŞAHNEZEROVA,
turan.info.az saytının, "Turan" dergisinin
ve "Şerqin sesi" qezetinin
şöbe müdiri


turan.info.az





TÜRKİYE AZERBAYCAN

Ortak oldu kaderleri Karadağ ve Hocalı
Zalimlere yer olmaz kutsal vatan toprağı,
Göklerden indirtmeyiz Ay Yıldızlı Bayrağı,
İki devlet tek millet, Türkiye Azerbaycan!

Türklük dünyasından, hâlâ hesap sorulur,
Hocalı soykırımı, söyle nasil unutulur,
Özünüz özümüzde, yeren diller tutulur,
İki devlet tek millet, Türkiye Azerbaycan!

Coştuğumuz vatana, feda tatlı canımiz
Soydaşa kardeşime, yüce dağlar aşarız
Korkmazken hiç kimseden, gözdağına şaşarız
İki devlet tek millet, Türkiye Azerbaycan!

Bizim birliğimizi, duysun âlem-i cihan,
Ne destanlar yazildı, Hazar Tuna boyundan,
Hep kahramsnlar çıkar, Türk'ün asil soyundan
İki devlet tek millet, Türkiye Azerbaycan!

Allah'ın huzurunda, diz dizeyiz secdede
Barınir mı hiç hain, Türk'ün olduğu yerde
Yüreğimde ki sevda, Türkiye Azerbaycan
İki devlet tek millet, Türkiye Azerbaycan!


Gülsüm GÜLMEZ: "AZERBAYCAN-TÜRKİYE" BAYRAĞIMIZ BİR BİZİM

Ayrılık ateşiyle, yürekler dağlansa da
Gözlerde kanlı yaşlar, oluk oluk aksa da
Vermeyiz toprağını, kucaklaşırız canla
Göklerde dalgalanan, Bayrağımız bir bizim!...

Cenk meydanına, tekbirlerle yürürüz
Şehadet şerbetinin, tadını biz biliriz
Mümkün müdür hiç demek, Şehidime “Öldünüz”
Göklerde dalgalanan, Bayrağımız bir bizim!...

Uzadıkça uzasa, mazlumlar için yollar
Kalplerde ki inanç ile, sönmez hiç umutlar
Bir Mehmet’im gitse, bin Mehmet doğarlar
Göklerde dalgalanan, Bayrağımız bir bizim!...

Yiğitlerin gözünde, durur şahin bakışlar
İnmesin bayrağımız, susmasın diye ezanlar
Vatan birlik uğruna, can pahası atlarlar
Göklerde dalgalanan, Bayrağımız bir bizim!...

Türk’ün Türk’e birliği, sarsılır sanmasınlar
Ankara’dan Bakü’ye, kardeşe bütün yollar
Azerbaycan Türkiye, hepsinde Türk kanı var
Göklerde dalgalanan, Bayrağımız bir bizim!...


AZERBAYCAN ORDUSU

Dillerinde dualar, göğüslerinde iman
Koşa koşa gittiler, savaştılar yılmadan
Dönmediler geriye, düşmanı alt etmeden
Üç renkli bayrağımı, Karabağ'a dikmeden...

Öyle bir yazdınız ki, Tarihe büyük destan
Gümbür gümbür sesimiz, düşmana korku salan
Arş-ı âlâya yükseliyor, Bakü sokaklarından
Bu gün güneş gülüyor, gülüyor Azerbaycan...
Gülsüm GÜLMEZ: "AZERBAYCAN-TÜRKİYE"
Varsa eğer bilmeyen, kardeşlik ne demektir,
Bakıp da örensinler, cana can emanettir,
Beraberce gülüp, beraber kederlenmek,
Beraberce savaşıp, beraberce ölmektir...

Şimdi Zafer senin, Bayram senin en kutlu,
Hem de düğün tadında, kutlanacak coşkulu,
Yoldaş olmaya geldik, gururluyuz doğrusu,
Ey kahraman, Ey aziz, Azerbaycan Ordusu..

* Bayraklarımız Kendi El Örgüm İşlememdir.


KARABAĞ VE ŞUŞA’MA

(Şuşa / Cıdır Düzü’nde okuduğum şiirim)

Dediler ki erildi, sabrın selametine,
Silindi esaretin, kapkara talihi de
Yazıldı azadlığın, şanlı tarihi güne
Yel olup estim geldim, Karabağ ve Şuşa’ma!…

Cıdır Düzlüğünde, halay çekmeye
İsa Bulağından, suyun içmeye
Şehitlerin önünde, boyun eğmeye
Sel olup aktım geldim, Karabağ ve Şuşa’ma!…

Şifalandı aniden, esaretin sancısı
Şeker dilli, bal dilli, anaları, bacısı
Öz yurduma hasret gönlümün, dinsin diye acısı
Kuş olup uçtum geldim, Karabağ ve Şuşa’ma!…

Ne söylesem kâr etmez, sığmaz içim içime
Har-ı Bülbül kokusu, siniyor ellerime
Gerçek oldu bak rüyam, Bayrağın gölgesinde
Gül olup açtım bu gün, Karabağ ve Şuşa’mda!...



KARABAĞ – ERMENİSTAN SAVAŞI SIRASINDA
AZAERBAYCAN ORDUSUNA DESTEK MEKTUBUM…


Merhaba Azizlerim…
Vatansever yiğit Türk Askerleri. Can-ı yürekten selam size. Bu mektubumu siz kardeşlerime, TÜRKİYE’ den yazıyorum.
Öncelikle bir Türk olarak, savaş meydanında göstermiş olduğunuz başarılardan dolayı sizlerle sonsuz gurur duyuyoruz. Yüreğinizde ki cesaret ve dualarımızla Allah’ın izniyle galip geleceğiz ve Karabağ’ımız tümüyle yine bizim olacak. Biliyorum ki bu kutsal mücadele de yanı başınız da, gözlerinizin önünde nice arkadaşlarınız şehit düştü. Ama bu acılar ne kadar zor olsa da, bir o kadar da sizleri düşmanlara karşı daha da güçlü kıldı. Çünkü Türk’ün o sarsılmaz gücü, metanetiyle kolay kolay bileği bükülmez, sabrı ve azminin kuvvetinin önüne hiç bir şey geçemez. Allah ım sizlerden razı olsun ve sizleri korusun.
Her birinizin alnından öperken, şehitlerimize Allah dan rahmet, siz yiğitlerimize sonsuz güç kuvvet diliyor, gönül dolusu selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Dualarımız her daim sizlerle, Azerbaycan ordumuzla beraber.


Bizim birliğimizi, duysun alem-i cihan
Ne destanlar yazıldı, Hazar Tuna boyundan
Hep kahramanlar çıkar, Türk’ün yiğit soyundan
İki devlet tek millet; Türkiye Azerbaycan

Var olsun İKİ DEVLET TEK MİLLET TÜRKİYE AZERBAYCAN
Allah a emanet olun. Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Selam, Saygı Ve Sevgilerimle
Gülsüm GÜLMEZ




BAKÜ ETEKLERİNDE HAZAR DENİZİ

Oturdum kıyısında, şöyle masada
Seyrine daldım, bir uçtan uca
Doyumsuz muhabbetler, ne güzel kıyında
Mest ettin sen beni, Hazar Denizi…

Ne güzel esen yel, olduğun yerde
Sevdanın hası, bulunur sende
Bakışlar takılı, kaldı gözlerde
Seyrine doyamadım, Hazar Denizi

Kurulur masalar, meyler kadeh de
Tadına doyulmaz, balıklar sende
Nasılda süzülür, martı göğünde
Bir gelin edasında, Hazar Denizi…

Bakınca tepeden, şöyle seyrine
Sen varsın yanımda, hüzün neyime
Bakü eteklerinde, bak sere serpe
Yayılmışsın hoyratça, Hazar Denizi…


Gülsüm GÜLMEZ: "AZERBAYCAN-TÜRKİYE" BEKLİYORUM HALA LEYLA GİBİYİM

Hatıralar dolanıyor beynimde
Hayal miydi gördüğüm düş müydü ne.
Öyle bir sarhoşluk sevda deminde
Semâ da süzülen kuşlar gibiyim.

Ürkek yüreğimi titreten sensin
Kokusu duruyor hala teninin
Bendimi aşıyorken şu özlemin
Ne ölüyüm, ne de yaşar gibiyim.

Sahibisin kalbimin nerdesin nerde
Kaldıran olmuyor düştüğüm yerde
Islak gözlerimi sildiğin yerde
Bekliyorum hala Leyla gibiyim.

Ellerimi uzatırım yok böyle boşluk
Dünyayı verseler seninle hoşluk
Hasretlik sürgünüm olsa yokuşluk
Düzlükte yanına kaçar gibiyim.

Yar şu gönlümün sensin aynası
Mümkün mü yerinde olsun başkası
Beste beste söylenen aşk şarkımızı
Uzaktan her gece dinler gibiyim.

İmkânsız değildi vuslat dediğim
Göz göze el ele tutup gezdiğim
Geleceğin yoldan bilip sezdiğim
Ayak seslerini duyar gibiyim.

Nasıl da uçuyor gönlüm bir bilsen
Bir huzur bir sevinç şöyle inceden
Üzerime çöken hüzünden demden
Varlığın sebep kurtulur gibiyim.


BİLİR MİSİNİZ?

Yastığına düşen o, iki tel saça
Sarılıp ağlamayı, bilir misiniz?
Sana iyi gelen, gittikten sonra
Özleyip ağlamayı, bilir misiniz?

Kahkahanın yerini, alırken hüzün
Resimlerde şimdi, o solgun yüzüm
Duvarlarda sesin, aynada yüzün
Hayaliyle ölmeyi, bilir misiniz?

Eserken denizden, meltemli rüzgârlar
Baharı taşırken, kanatlarında martılar
Çarparken göğsümde, kurduğum hayaller
Yaşamadan ölmeyi, bilir misiniz?

Açardı güllerim, muhabbet bağında
Bomboş kalınca şimdi, sofrayla sofa
Hüzün bir yanımda, ölüm bir yanda
Yaşarken ölmeyi, bilir misiniz?


SENİ GÖRÜNCE!...

Kavuşmak bize, bir ihtimalken
Sevdiğin şarkıları, her gün dinlerken
Özlemin acısını, unuttum birden
Bir bahar mevsimi, seni görünce!...

Titreyen bakışları, kaçıramadım
Çağlayan pınarımı, durduramadım
Sessiz çığlıklarla, ah kanatlandım
Kelebek misaliydim, seni görünce!…

Kaybolan neşemi, buldurdu bana
Gönlümde açtığın, o güzel sayfa
Anlatacaktım tek tek, hepsini amma
Unuttum ezberleri, seni görünce!...

Nasıl da güzeldi, seninle zaman
Karanlık gece miydi, benden koparan
Nemli gözler ile, bakarken arkandan
Gitmezsin sanmışım, seni görünce!...



GÖREN OLUR MU?

Sevgiyle dokundu, özüme özün
Hasretle tütüyor, gözümde yüzün
Unuturum sanma, verdiğin sözün
Gelişinle güldüğümü, gören olur mu?...

Karşıma çıktın ya, sinem har oldu
Yaşanmaz buralar, bana dar oldu
Yaslansa soluma, solu, soluğu
Sevinçten ağladığımı, gören olur mu?...

Durmadan yanarken, sevda bağında
Attığın ilmekler, çözülür sanma
Dönersem sözümden, yad edip anma
Gülüşünle öldüğümü, gören olur mu?...

Sığdıramam seni, hiçbir heceye
Yazmışım bir kere, gönül haneme
Hayalin dağılır, kara geceye
Gecelerde öldüğümü, gören olur mu?...



HER YERDE SEN VARSIN, HER YER HATIRAN

Geçmedi, geçmedin, geçmezsin candan
Her yerde sen varsın, her yer hatıran
Yastığım yas tutmuş, aklıma ziyan
Özlenen o günler, yâdımda inan
Her yerde sen varsın, her yer hatıran…

Hani derdi, kederi, kenara atıp
Ay ışığından, kandiller yapıp
Felekten şöyle, bir gece çalıp
Güldüğümüz o günler, yâdımda inan
Her yerde sen varsın, her yer hatıran…

Aydınlanır Eylül’ de, kapkara gece
Sevdalı besteler, hep hece hece
Kâh hüzzam, kâh mahur şarkılar dilde
Söylediğimiz o günler, yâdımda inan
Her yerde sen varsın, her yer hatıran…


SEVDADAN YANA

Keskin bir bıçak gibi keserken nefesleri
Eylül’ün deli mavi gece ve gündüzleri
Karşı yamaçlar da yankılanır
Sessizce huzurun çığlık sesleri…
Bıraktık rüzgârları
Hoyratça dövsün diye dik yamaçları…
Öyle ya…
Avare sallanırken hunharca
Kıyametin en kopmuşunda,
Kaldırıveriyor kader
Hayatın yükünün en ağırını bir anda…
Seyre dalarken karşı dağların dumanlarını
Kırlardaki ağaçların hışırtısı
Ağaçlarda ki kuşların cıvıltısı oldu
Gün doğumlarımızın aynası…
Zaten başka da bir dileğimiz olmadı hayattan
Öperken kıvrım kıvrım kirpiğinin ucundan…
Lal oldu dilimizde velhasılı
Mutsuzluğa dair ne varsa…
Şakıdı diller huzurdan,
Sevdadan yana…
Karışırken kahkahamız
Bir uçtan uca!...


GELSEN DE ANSIZIN ÇALINSA KAPIM

Belki bir akşamda, belki seherde
Gelsen de ansızın, çalınsa kapım
Masamda oturup, kalsan öylece
Tatlanır bilirim, şu tatsız aşım!...

Ne içimde nefes, ne ışık gözümde
Yokluğunda öyle , öksüz kalırım
Saçının dalgasının, her bir telinde
Çözülürken diner, akan göz yaşım!...

Konuşsak ikimiz, saatlerce günlerce
Bakışında kalır, durur zamanım
Hoyrat gecelerde, uykum bölünse
Senle bir yastık da, ağrımaz başım!...


BİR EYLÜL DAHA BİTİYOR

Konfetiden dökülür gibi inerken
Döne döne sarı yapraklar dallarından
Tüm renklerin raks ettiği
Sanatın en güzel hali
Bir Eylül daha bitiyor
Ve gidiyor usulca…
Bardakta yarım kalan çaylar
Bu şehir ve ben
Bakakalıyoruz ayrılığın ardından…
Yürüdüğün çimenler solgun
Dokunduğun çiçekler boynu bükük olsa da
Her şey yerli yerinde yüreğimde
Ne kadar geçse de zaman…
Şimdi, dalıp gideceğim
Bir deniz arıyorum kendime
Bir de vuslata erdirecek liman…


Gülsüm GÜLMEZ

turan.info.az

.
Muəllif huquqları qorunur. Məlumatdan istifadə etdikdə istinad mutləqdir.
Rəy yazın: